Skip to:Bottom
|
Content
Edirne il sınırları içindeki kalelerin tespit ve değerlendirilmesi için kapak resmi
Başlık:
Edirne il sınırları içindeki kalelerin tespit ve değerlendirilmesi
Dil:
Türkçe
Dil Kodu:
tur eng
Yerel Yer Numarası:
ET001849
Yayın Bilgileri:
İstanbul : İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020.
Fiziksel Tanımlama:
1 online kaynak (lxi, 847 s.) : plan, çizim, harita, fotoğraf, resim, tablo.
Teknik Detaylar:
Sistem gereksinimleri: Adobe Acrobat Reader.

Erişim şekli: World Wide Web.
502:
Tez (Doktora) -- İstanbul Üniversitesi, 2020.
Özet:
Türkiye Trakya’sı, Avrupa-Asya geçiş güzergâhında yer almasıyla, buradan geçen önemli ana karayolları, Ege, Marmara ve Karadeniz’e kıyısı bulunması sebepleriyle deniz ulaşımı imkânları, verimli topraklarından özellikle elde edilen tahıl ürünleri avantajıyla, tarihi çağlar süresince önemli olmuştur. Tüm bu stratejik nedenlerle, Doğu Trakya yarımadası, üretilen malların ticaretinin yapılabilmesi için, yönetimi altında kalmış oldukları devletlerin, çoğunlukla imparatorlukların yönetim, otorite ve mallarının korunduğu ticari merkezler olarak kurulan birçok kaleye ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca bu kaleler, belli bir plan dâhilinde araziye yerleştirilerek, askeri bir stratejinin de parçası olmuşlardır. Kaleler ayrıca yapıldıkları çağ, toplumun ihtiyaçları, kültürün bilgi ve maddi imkânları, kuruldukları topografik alanlara göre şekillenerek, çok farklı ihtiyaçlara cevap verecek plan tipleri ve içeriklere sahiptirler. Türkiye Trakya’sının en batısında yer alan Edirne, özellikle bugünkü Yunanistan-Türkiye sınırını oluşturan, tarihsel süreç içinde Edirne Kale-Kentinin, Enez Kalesi yanından Ege denizine ulaşımını sağlayan önemli bir suyolunu sınırları içinde barındırmaktadır. Meriç Nehri’nin bu stratejik durumu, kalelerin yerleşmesinde etkileyici bir unsurdur. Ayrıca, Yunanistan tarafında bir kısmı ayakta kalan kalelerin bazı örnekleri tezin değerlendirme bölümünde tanıtılmıştır. Edirne Kalesi’nin merkezi bir rol üstlendiği, etrafında oluşturulduğu anlaşılan kaleler ağının tespiti ile belirlenmiştir. Edirne il sınırları, kuzey-güney ekseninde uzanan bir yapıya sahiptir ve kapsadığı alan içinde, çok sayıda kale kalıntısı bulunmaktadır. Bu alan içinde en kuzey sınırından, en güneydeki Saros Körfezi kıyılarına kadar bulunan geniş alanda, Traklar’ın Geç Demir çağ, Roma, Bizans dönemlerine ait birçok kale ve bir kule bulunmuştur. Ayrıca, Saroz körfezi içindeki Üç Adalardan bir olan Büyükada üzerinde, ilk defa ismi 1731 yılına ait belgede geçen, Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait bir kaleye ait kalıntılar bulunmaktadır. Duvar izleri takip edilebilen 16 kale, savunma duvar izi bulunmayan yedi muhtemel kale alanı, üzerinde arazi çalışması yapılmayan, önceden üzerinde çalışılan ve hakkında bilgi bulunan bir kale (Osmanlı dönemi) alanı olmak üzere toplam 24 alan tezde işlenmiştir. Çalışma sırasında Enez yakınında, Geç Demir çağ dönemine ait, Hisarlıdağ üzerinde bulunan tahkimatlı alan, türünün ilk örneği olarak önemlidir ve çok geniş bir alana kurulmuş yapısıyla dikkat çekicidir. Geniş kapsamlı olarak incelenmiş, planı çıkarılmış ve yaklaşık olarak tarihlendirilerek işlevi belirlenmiştir. Ayrıca, bu tahkimatlı alanın yakınında, Yazır (Çandır) Köyünün arazisi içinde bulunan dairesel tahkimatlı yapı kalıntısı da, bölge kabilesinin şefinin kullanımı için yapılmış tahkimatlı malikânedir. Bu kalıntının da planı çıkarılıp, uzak ve yakın coğrafyada ki benzer örnekleriyle karşılaştırılarak geniş bir şekilde incelenmiştir. Edirne il sınırları içinde bulunan kalelerin tespit ve değerlendirilmesi sonucunda, bulunan kalelerin ve tahkimatlı yerleşmelerin sayısının hiç de azımsanmayacak sayıda olduğu, çoğunluğunun Bizans dönemine ait olduğu, hepsinin taş malzemeyle yapıldığı, Geç Demir çağ kalelerinin kuru taş duvar tekniğiyle yapıldığı ve harç kullanılmadığı, Roma ve Bizans kalelerinin hepsinde harç kullanıldığı anlaşılmıştır. Bizans dönemi kalelerinin moloz taş duvar tekniğiyle yapıldığı, bazılarında tuğla malzeme de kullanıldığı görülmüştür. Bulunan kaleler, değerlendirme bölümünde, yoğunlaştığı bölgeler, bulunduğu alanlar, plan özellikleri, mimari özellikleri, yapım malzemelerine göre sınıflandırılmıştır. Yapılan tez çalışması, karşılaşılan zengin kale buluntularıyla, bölgede geçmişleri bilinmez bir durumda bekleyen bu yapılara kimlik vermiş, planları yapılmış, geniş kapsamlı olarak incelenmiş, daha sonra yapılacak arkeolojik kazı çalışmaları için öncü olmayı amaçlamıştır.

Thrace of Turkey has been important during the historical ages, with its location on the European-Asian transit route, with its important main highways passing through it, with its coast to the Aegean, Marmara and Black Sea, with its sea transportation opportunities, especially with the advantage of grain products obtained from its fertile lands. For all these strategic reasons, the Eastern Thrace peninsula was home to many castles established as commercial centers where the administration, authority and goods of the empires under which they mostly remained were protected in order to trade manufactured goods. In addition, these castles were placed on the land within a certain plan and became part of a military strategy. Castles are also shaped according to the age in which they were built, the needs of the society, the information and material opportunities of the culture, the topographic areas in which they were established, and have plan types and contents that will respond to very different needs. Edirne, the westernmost part of the Thrace of Turkey, has an important waterway that provides access to the Aegean Sea from the Castle-City of Edirne, near the castle of Enez, especially in the historical process, which forms the present-day Greece-Turkey border. This strategic situation of the Meriç River is an impressive element in the settlement of the castles. Also, some examples of castles, some of which remain standing on the Greek side, are introduced in the evaluation section of the thesis. It was determined by the determination of the network of castles around which Edirne Castle assumed a central role. The borders of Edirne have a structure extending on a north-south axis and there are many castle ruins within the area covered. In this area, many castles and a tower belonging to the Late Iron Age of Thrace, Roman and Byzantine periods were found in the wide area from the northernmost border to the southernmost shores of the Gulf of Saros. In addition, 1 on Büyükada, one of the three islands in the Gulf of Saroz, there are the remains of a fortress belonging to the Ottoman Empire period whose name was first mentioned in the document of the year 1731. A total of 24 areas were covered in the thesis, including 16 castles that can be traced, 7 possible castle areas with no defensive wall traces, 1 castle (Ottoman period) area with no land study, previously worked on and information about. The fortification area on Hisarlıdağ, belonging to The Late Iron Age period, near Enez during the study, is important as the first of its kind and is notable for its structure built on a very large area. It has been extensively studied, its plan has been drawn up and its function has been determined by approximately dating. In addition, the remains of a circular fortification building located within the land of Yazır (Çandır) village near this fortification area is the fortification mansion built for the use of the chief of the regional tribe. The plan of this remnant was also drawn up and compared to similar specimens in the distant and nearby geography and examined extensively. As a result of the determination and evaluation of the castles in Edirne province, it was understood that the number of castles and settlements with fortifications was not to be underestimated, that the majority belonged to the Byzantine period, that all of them were made with stone material, that late Demirçağ castles were made with dry stone masonry technique and that no mortar was used. The Byzantine period castles were constructed with rubble stone masonry technique and some used brick material. In the evaluation section, the castles are classified according to the areas in which they are concentrated, the areas in which they are located, the plan characteristics, the architectural features and the construction materials. The thesis study gave identification to these structures, whose histories are unknown in the region, with the rich Castle finds encountered, made plans, examined extensively, and aimed to be a pioneer for later archaeological excavations.
Elektronik Erişim:
Tam metin açık erişim http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET001849.pdf

Mevcut:*

Materyal Türü
Demirbaş Numarası
Yer Numarası
Raf Konumu
Mevcut Konumu
Materyal Istek
E-Tez ET001849 ET001849 IUMK E-Tez Koleksiyonu
Arıyor...

On Order

Go to:Top of Page